İngiliz drama uzmanı Gavin Bolton,bir diğer drama uzmanı olan Dorothy Heatcote gibi dramanın öğrenme_ öğretme amacına yönelik olarak kullanılması gerektiği görüşünü savunur.

¨  Heatcote ve Bolton,eğitimde dramayı toplu olarak yapılan ve bilgi edinmede yararlı bir araç olan bir etkinlik olarak görmüşlerdir.

Bu etkinliğin yapılandırılması gerektiği  konusunda hemfikir olan uzmanların yapılandırma süreçleri birbirinden farklıdır.

¨  Her iki uzmanın drama yöntemi de dramayı eğitsel amaçlar için sanatsal olarak yapılandırma olarak özetlenebilecek bir anlayış temellidir.

¨       İki dramacı dramada eğitiminin,öğrenme_

öğretme hedefine doğru gerçekleştirildiğinde

bu deneyimin hem eğitimin hem de sanatın

gerekliliklerini karşılayacak biçimde yapılandırılabileceğini belirtirler.

¨  Bolton, dramanın odağında birey ile kendi dışında ki dünya arasında etkili bir ilişkiyi ifade eden ‘ilişkilenme’ olduğunu söyler.

*  Drama ona göre nesnelerin

kişiselleştirilmesidir.

¨   Drama deneyimi ile özünde dramatik etkinliğin olduğu bir süreç kastedilmektedir

¨  Bolton,dramatik etkinliği diğerlerinden ayıran asal özelliğin;anlamın eylem ve nesneden ayrılması olduğunu belirtir.

¨    Bolton,dramatik etkinliği;bulunulan ortamda ki eylem ve nesneleri kullanarak ortamdan bağımsızlaştırılmış bir anlam yaratmak olarak tanımlar.

¨  Bolton,sanatsal etkinlik için üç nitelik belirtir:

*Zaman algısı,

*Anlamın niteliği,

*Duygunun niteliği.

¨  Bolton’a göre olay şimdide olsa bile,şimdiki zaman daha önce olanla,geçmişle yüklü olmalıdır.

¨    Yani geçmişin o olaya kattığı bir anlam olmalıdır.

¨    Dolayısıyla zaman hem geriye hem ileriye bakışı içerir.

¨  Geçmiş ve geleceği taşıyan gerilimiyle zaman,sanatsal formun zaman algısını oluşturur.

Sanatın bir soyutlama olduğu bilinir.Sanatın yaptığı soyutlama, hemen orda yüzeyde olan anlamı aşan,onun ötesinde olana;zamanla ve mekanla deişmeyene,evrensel olana gönderme yapan bir form arayışıdır.

¨  Dolayısıyla sanatsal formda anlamın niteliği sembolik ve çok katmanlı olmasıdır.

¨    Onların hem alt anlamlarının açığa çıkarılması hem de evrensel olana işaret edilmesi estetik anlamın doğasını oluşturur.

¨  Nesneler ve eylemler sembolik anlam üstlendikçe onları algılama biçimimiz ve dolayısıyla da tepkilerimiz farklılaşır.

¨     Deneyimlerimizin niteliği, somut eylemden sembolik davranışa doğru ilerledikçe, anlam,ilk algıladığımızla, yüzeyde olanla ilgili olmayacaktır.

¨  Yaşanacak olan; altta olanı,derinde olanı,farklı ve belkide tartışmalı olanı algılama deneyimidir.

¨    Dolayısıyla sanatsal formda duyunun niteliği farklı anlam katmanlarını yansıtan farklı duygu durumlarıdır.

¨  Bolton’un, dramatik etkinliğin sanatsal bir deneyime dönüşmesi için öngördüğü, özel bir zaman algısı,özel bir anlam ve özel bir duygu niteliği vardır ve öğrenme deneyimini destekleyen,derinleştiren niteliklerdir.

¨    Ancak bu nitelikleri çocuk kendi kendine yaptığı eyleme katamaz.Çünkü bunlar bilerek ve kasten yapılabilmelidir.

¨  Dolayısıyla,dramatik etkinliğe sanat formunu vermek ve katılımcılar için öğrenmeyi etkin hale getirmek,öğrenme sürecini yapılandıran

öğretmenin/liderin sorumluluğundadır.

¨   Öğretmen ve öğrencinin eşit olarak aktif olacakları bu süreçte Bolton’un seçtiği öğrenme alanları daha çok değerler ve ahlaki konular,sorunlardır.

¨  Yaşam için hayati öneme sahip bu konuların ele alınması yoluyla çocukların bilişsel gelişimine destek olunacaktır.

¨   Dolayısıyla drama yoluyla çocuğun içinde yaşattığı dünyaya farklı açılardan bakabilmesi,değerlendirmelerinde,düşünme biçiminde,algılama sürecinde daha yetkin ve etkin olabilmesinde bu değerlerin ve kavramların ele alınması önemli bir yer tutacaktır.

¨  Bolton’a göre bilgiyi birey için derinlikli ve kalıcı kılan yol,kişisel öğrenme sürecidir. Ona göre dramanın yaptığı şey  ‘birşeyin içerden bilinebilmesine’ortam yaratmaktır.

¨                                Bolton,deneyim yoluyla öğrenme sürecinde özne_nesne ilişkisinin önemini vurgular.Bu süreçte ‘özne’nin ‘ne’ öğrendiğini,malzeme ve öznenin akıl yürütmesinin yanısıra,duyguları, düşünceleri,değerleri ve hayal gücü de etkiler ve bilgi kişiselleştirilerek içselleştirilir.

¨  Bolton,bilginin içerden edinilebilmesi ve kişisel öğrenme sürecinin etkili kılınabilmesi için dramanın etkili bir araç olduğunu belirtir.

¨   Dramada katılımcı rol almayı ve ‘sanki’ zihinsel durumunu kullanarak kendi dışında ki dünya ile ilişki kurar.

¨   Nesnel dünya ile kurulan bu öznel ilişki,kişisel deneyim yaşama ve kişisel bir anlam yaratma olanağı verir.

¨  Bolton’a göre  ‘öğretme,çocuğun var olan algılama ve kavrama alışkanlıklarını kırma,aşındırma,ona meydan okuma veya ekleme ile ilgili bir süreçtir ve ‘’sanki’’ davranışı bunu yapmak için öğretmenin en etkili aracı olabilir.

¨   Dramatik ortamı paylaşan herkes(katılımcı ya da dışarıda olan)hem gerçek bir dünyanın, hemde kurgusal olanın içindedir.

¨  Dışarda olan katılımcı(seyirci) bir yandan seyrettiği oyunun oyun olduğunu bilir bir yandan da sanki gerçekmiş gibi seyreder.

¨   Hem katılımcılar hemde izleyiciler aynı  zihinsel durumdadırlar.

¨   Seyirci de katılımcı da iki dünya arasında ki gerilimli ve dinamik ilişkiyi fark eder,ancak katılımcı bu ilişkiyi gerçek bir deneyim olarak yaşar.Hem içindedir durumun hem dışında.

¨  Süreç boyunca yaşanan oyunun gerçek deneyime dönüşmesinin sonucu öğrenme gerçekleşmiş olur.

¨    Söz konusu öğrenme süreci,doğaçlama yapılan sınıf dramalarının katılımcıları için,bir tiyatro oyuncusunun,defalarca oynadığı bir rolü oynarken yaşadığına kıyasla çok daha etkilidir.

¨  Bolton,           “her tür canlandırmanın,ister işlevsel ister estetik bir yaklaşım sözkonusu olsun,öğretmen için etkili bir araç olduğunu savunuyor.

¨  Çünkü ona göre eğitim,algılama ve kavramanın değişimi hakkındadır.

¨   Öğretmenin,elinde ki bu güçlü aracı etkili bir biçimde kullanabilmesi için amacına ya da amaçlarına yönelik olarak,drama dersini yapılandırması gerekir.

¨  Yapılandırma için dramatik biçimin özünün bilgisi gerekir.

¨  Bolton, dramatik biçimin asal elemenlerından odak,gerilim ve sembolizasyonun,hem öğretmen hem de  öğrenciler tarafından bilinmesi gerektiğini;ancak böyle bir süreçte iki tarafın da aktif olabileceğini söyler.

¨   Bolton,bir yapı kurup öğrencileri kişisel ilişkilenme ile dahil olacakları bir dramatik oynama ortamına sokuyor.

¨  Bu ortamda bir konu seçiliyor,odak olarak o konuyla ilgili uzman tahminleri ya da kişisel deneyimler gibi yollara başvuruluyor.

¨    Konu ve odak noktası doğaçlamalarla dramatik olana,gerilime doğru ilerliyor.

¨    Sembolizasyon ile Bolton,dramanın oynanma sürecinde belirli eylem ve nesnelerin katılımcılar için anlam kazanması sürecini kastediyor. Yani verili anlamı değil,anlamın üretilmesi sürecini.

¨  Görüldüğü gibi Bolton,ele aldığı bir başlığı bir odak etrafında,sembolizasyon ve gerilimi içeren bir süreç olarak yapılandırmış;bu yapı içinde öğrencilere hem konuya uzaktan bakabilme hem de kişisel ilişkilenme yoluyla deneyim edinme olanağı sunmuştur.